Faaliyetler Detay

Kur'an ve Pozitif Bilim Sempozyumu

KURAMER’İN  “Kur’an ve Pozitif Bilim” konulu sempozyumu 27 Nisan 2019 Cumartesi günü 29 Mayıs Üniversitesi İSAM konferans salonunda (Bağlarbaşı-Üsküdar, İstanbul) yoğun bir katılımcı kitlesinin refaktiyle gerçekleşti. İki otorum olarak gerçekleştirilen sempozyum Prof. Dr. Yasin Aktay’ın “Bilim ve Din Arasında Meşruiyet Alışverişinin Hermenötik Bağlamı” konulu açılış konferansıyla başladı. Din ile bilim arasındaki ilişki ya da ilişkisizlik üzerine dikkat çekici felsefi, sosyolojik ve teolojik değerlendirmeler içeren bu konferasından ardından ilk oturuma geçildi.

Prof. Dr. Celal Kırca tarafından yönetilen oturumda ilk olarak Prof. Dr. Şehmus Demir “Tarihte ve Modern Dönemde Bilimsel Tefsir” başllıklı tebliğini sundu ve bu tebliğde Kur’an’ı bilimsel açıdan yorumlama geleneğinin tarihî serencamını eleştirel bir yaklaşımla ortaya koydu. Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı ve Prof. Dr. Hayati Aydın tarafından müzakare edilen bu tebliğin ardından Prof. Dr. Veysel Güllüce “Destekleyenler ve Karşı Olanlar Açısından Bilimsel Tefsir” başlıklı tebliğiyle Kur’an’ın bilimsel verilerle yorumlanması konusunda iki farklı tavrın argümanlarını ortaya koydu. Bu tebliğin müzakeresi Prof. Dr. Necmettin Gökkır ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaya tarafından yapıldı.

Öğleden sonra başlayan ikinci oturumda ilk olarak Doç. Dr. Vehbi Başer “Ecnebi Bilgi Sistemleri Karşısında Uzlaşmacı Bir Tavır Olarak Bilimsel Tefsir Zihniyeti” başlıklı tebliğini sundu. Ufuk açıcı olarak nitelendirilebilecek bu tebliğin müzakeresi Prof. Dr. Erkan Yar ve Dr. Öğr. Üyesi Fatih Tiyek tarafından yapıldı. Sempozyumun “Bilimsel Kur’an Yorumlarının Genel Kritiği” başlıklı son tebliği Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından sunuldu. Prof. Dr. Mehmet Dağ ve Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Akbaş tarafından müzakere edilen bu tebliğde Kur’an’ı pozitif bilimsel verilerle irtibatlandırarak yorumlama geleneğinin tarihsel, metodolojik, emspistemoloıjik,i sosyolojik açılardan genel kritiği yapıldı.

Kur’an’ın bilimsel yorumuma ilişkin tebliğler ve müzakereler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, konunun “Bârika-i hakikat müsâdeme-i efkârdan doğar” sözünü hatırlatır tarzda iki farklı görüş ve anlayışın müsademesi şeklinde ele alındığı ve bu arada bilimselci yorumun Kur’an’ı pozitif bilimin tezkiyesine muhtaç hale getirip getirmediği gibi kritik soruların da önemli ölçüde cevabını bulduğu söylenebilir. Ayrıca sempozyumun sonunda şu şekilde ifade edilebilecek bir kanaatin ortaya çıktığından da söz edilebilir:

Kur’an’daki tüm ifadeler, ibret meyanında dış dünyaya yönelik tüm göndermeler hep bu temel hedefe yöneliktir. Başka bir ifadeyle, Kur’an’ın ifadeleri erekselcidir ve işlevi gereği öğüt, ibret, tavsiye kipindedir. Bu tür ifadelerin bilimsel önermeler gibi algılanması veya bilimsel önerme formuna dönüştürülmeye çalışılması, bizatihi Kur’an’ın varlık sebebine aykırı olduğu gibi bilimsel ve ahlâkî bir çaba da değildir. Doğası gereği her an değişim, dönüşüm ve yanlışlanma gibi ihtimallere açık olan bilimsel bilgi, Kur’an metninde bilimsellik içerdiği sanılan bir beyanın tefsiri sayıldığında, ilgili bilimsel bilgideki her değişim ve yanlışlanma Kur’an’daki beyanın da yanlışlanması anlamına gelir.

Kur’an’ın dil ve kavram dünyası ile bilimsel mantık ve metodoloji tamamen ayrı kompartımanlarda ele alınmalıdır. Ne var ki bilimselci yaklaşım bunun tam tersini yapmaktadır. Bu yüzden, Kur’an’da modern bilime ait bilgi ve bulguların muhtevi olduğu zannını temellendirmek adına herhangi bir bilimsel konuyla yakından uzaktan ilgisi bulunmayan ayetlerin sarih manaları alt-üst edilmekte, böylece Kur’an adeta yeniden yazılmış olmaktadır.



Fotoğraf Galerisi

Kur'an ve Pozitif Bilim